07 Kasım 2009 Cumartesi

AYVALIK NEREDEDİR?NASIL GİDİLİR?NE YENİR?NELER YAPILIR?

Balıkesir ilinin ilçesi olan Ayvalık ilin Ege Denizi sahil kısmında yer almaktadır. Ayvalık ilçesi Ege denizinin kuzey kesiminde yer alan 285 km² lik bir alan üzerine kurulmuştur. İlçenin doğusunda Bergama, güneyinde Altınova, kuzeyinde Gömeç ilçesi ve batısında Ege Denizi yer almaktadır. Coğrafi olarak Ege Bölgesine dahil olan ilçe idari olarak Marmara Bölgesine bağlıdır.

Ayvalık’a nasıl gidilir? Bursa-Balıkesir karayolunu takip ederek geliyorsanız. Bursa-Balıkesir-Havran- Edremit yolunu izleyerek Edremit-Burhaniye yol ayrımında Edremit’e girmeden Burhaniye yoluna dönüp Burhaniye-Gömeç üzerinden Ayvalık'a ulaşabilirsiniz. Bandırma üzerinden geliyorsanız. Susurluk-Bursa yol ayrımında Susurluk yönüne dönüp Susurluk- Balıkesir-Havran-Edremit yolunu izleyerek Edremit-Burhaniye yol ayrımında Edremit’e girmeden Burhaniye yoluna dönüp Burhaniye-Gömeç üzerinden Ayvalık'a ulaşabilirsiniz.


İKLİM ÖZELLİKLERİ:

İlçe 100 km nin üzerinde kıyı şeridine sahiptir. İlçenin yüzölçümü 285 km² dir. Kendine özgü kıyı ikliminin hâkim olduğu ilçede yaz ayları sıcak ve kurak geçerken kış ayları ılık ve yağışlıdır. İlçe ikliminin en büyük özelliği yaz aylarında kavurucu sıcaklarda esen, genellikle öğleden sonra başlayan “imbat” ve “meltem” kış aylarında ise kuzey ve kuzeydoğudan esen “poyraz” rüzgârlarıdır.
Poyrazın çok esmesi dolayısıyla tarihi süreç içerisinde Cunda Adasında inşa edilen yel değirmenlerine rastlanmaktadır. Yıllık m² yağış 641 mm, yıllık sıcaklık ortalaması 17°, en yüksek sıcaklık 37,8°, en düşük sıcaklık ise –7,6° olarak ölçülmüştür.


GÖRÜLECEK YERLERİ,
TIMARHANE ADASI:
Çamlık koyunun hemen karşısında yer alan ada eki dönemlerde psikoterapi merkezi olarak kullanılırmış. İçkiyi fazla kaçıranları yada ruhsal bozuklukları olanları getirip adaya bırakırlarmış, doğal güzellikler ve kayalıklardan sert esen rüzgarla akılları başlarına gelenler tekrar halkın arasına karışırlar, akılları başlarına gelmeyenler ise biraz daha manzara seyredip rüzgar sesi dinlerlermiş. Cunda Adası, Tavuk Adası ve Çamlık koyunun panoramik görüntüsüne hakim olan adada küçük bir manastır bulunmaktadır.
Eski dönemlerde Rumlar adaya "Aya Paraskevi" Türkler ise "Taşlı Manastır" derlermiş .


ŞEYTAN SOFRASI:
Ayvalık Şeytan Sofrası Sarp kayalıklarda eski bir lav birikintisinin üzerinde yer alan Şeytan Sofrası yuvarlak bir sofrayı andırmaktadır. Tepedeki kayalıklardan birinin üzerindeki, büyük bir ayak izini andıran demir kafes içerisindeki oyuğun "ŞEYTANIN AYAK İZİ" olduğu rivayet edilmektedir Şeytanın ayağının büyüklüğü ve ayakkabı fiyatları göz önünde tutulduğunda şeytanın pabucunun bayağı pahalı olduğu anlaşılıyor.
Buranın denize, koylara, çamlıklara hakim bir arazi üzerinde bulunması, Ayvalık, Alibey (Cunda) Adası dahil adalar grubu ile Sarımsaklı bölgesini içeren panoramaya sahip olması, özellikle güneş batımı esnasında oluşan eşsiz güzellik yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekmektedir.
Sarımsaklıdan Ayvalık yönünde giderken hemen yolun solunda çam ormanı içinden geçen asfalt bir yol ile çıkılan tepeye, yaz aylarında Sarımsaklı merkezinden taksi dolmuşlar ile ulaşım sağlanmaktadır.


ayrıca görülmesi önerilen diğer bir yeri de cennet tepesidir.

YAPILMASI GEREKENLER:


*Ayvalık tostu yemeden
*Cennet tepesine çıkmadan
*Cundada rakı içip balık yemeden
*Sarımsaklıda denize girmeden
*Şeytan sofrasında gün batımını izlemeden
*Kanolyada çay içmeden
*Arnavut kaldırımlarında yürümeden
*GEZİ tekneleriyle ada turu yapmadan
*Zeytinyağı almadan
kaynak:ayvalikta.com


AVŞA ADASI NEREDEDİR?NASIL GİDİLİR?NE YENİR?


Avşa'nın eşsiz temiz ve mavi denizi, doğal koyları ve plajlarıyla küçük bir cennet adası'dır.
Tarihinde ise en çok bilinenen olarak Avşa'nın orta çağ'da bir sürgün ada'sı olarak kullanılmasıdır.Geniş açıklama;Avşa`nın ilk yerli halkı hakkındaki ilk yazılı bilgiler coğrafyacı Strabon ve tarihçi Plinius'un kitaplarında bulunmaktadır. Toprak durumu bakımından hiçbir zaman zengin olamamış, bağımsız bir idareye kavuşamamış olan ada, tarih içinde, çevresinde hâkim olan kuvvetin arkasından gitmiştir. Hıristiyan din adamları için bir sürgün yeri olarak kullanılmış ve bütün Ortaçağ boyunca boş kalmıştır. Şimdiye kadar hiçbir sistematik kazı yapılmamıştır. Ancak adada, anakara Kapıdağ Yarımadası`ndan ayrılmadan önce bazı ilkel toplulukların yaşadığı, avcılıkla geçindiği, anakara ile bağlantı kesilince yeni bir yaşam biçimi geliştirdikleri, avc
ılığı azaltarak tarım, besicilik ve balıkçılıkla geçindikleri bazı buluntular nedeniyle anlaşılmaktadır.


Avşa Adası Nerede?
Avşa Adası, Balıkesir iline bağlı olarak küçük bir cennet adasıdır. Marmara Adası'na deniz yolu ile 15 dk. uzaklıkta olup, Ada'mızın diğer şehirlere mesafeleri şöyledir.İstanbul'a deniz otobüsü ile 3, mavimarmara ile 6 saat, Tekirdağ'dan 2.5 saat, Erdek'den 1.5-2 saat deniz yolculuğu sürer.
Konaklama & Eğlence
Avşa Adası'nda 200'ü aşkın konaklama işletmeleri bulunur.Bir çok işletme içerisinde size en uygun ve rahat edebileceğiniz bir yer bulabileceğinizden hiç şüphesiz yaklaşabilirsiniz.Gündüzleri iskele meydanında bir çok restaurant ve cafe'de eğlecenli vakit geçirebilirsiniz.Gece hayatı ise 02:00 'a kadar bar eğlencelerinde sona ererek, 02:00'den 05:00'a kadar Tanz Discoda devam eder. Çok keyifli bir tatil geçirebileceğinizi temenni eder iyi tatiller dileriz.


Avşada En İyi Tatil Geçirebilmeniz İçin Öneriler
Avşada en iyi şekilde bir tatil geçirmek istiyorsanız, sizlerle paylaşacağımız bir kaç bilgi var.
Avşada en iyi konaklama için dikkat etmeniz gereken unsurlar;İyibir tatil yapmak istiyorsanız (10-15ytl) piyasa değerinden düşük fiyatlı pansiyonları tercih etmemenizi diliyoruz.Yukarıda belirtilen fiyatlardaki pansiyonlar genelde denize 400-1000 mt. uzaklıktadır ve Bu tür işletmelerde mutfak ve wc müşterektir ve web sitelerimizde yer almamaktadır. (www.avsasitesi.com, www.avsaadasi.gen.tr, www.avsaa.com, www.avsadasi.net ve www.avsasitesi.net için geçerlidir) Bazı web sitelerinde bu tür yerlerin denize uzaklıkları çok yakın olarak yazılmıştır. Deniz uzaklığı ile bir ilginiz yok doğa ile iç içe olmak istiyorsanız tercihinizin mutlaka avşanın sakin yerleri olmasıdır. Avşaya geldiğinizde iskelede size konaklama teklifi sunan kişi/kişilerin tekliflerine olumlu bakmamanızı öneririz.(Avşaya gelenlerin şikayetlerinin başında geliyor) Bu tür konaklama tekliflerinde memnuniyet çok düşüktür. Web sitelerimizde yayınlanan fotoğraflar ve bilgiler aslı ile bire-bir aynıdır.Gönül rahatlığı ile güvenebilir ve rezervasyon yaptırabilirsiniz. %100 memnuniyet için size uygun en iyi işletmeleri sunmaya çalışıyoruz.
Gürültüden ve kalabalıktan uzak olmak istiyorsanız!…
Barlar tarafında (iskelenin sağ tarafında) konaklama yapmak istiyorsanız eğlenceli yerlerinin ve kalabalığın gürültülü seslerini göz önüne almalısınız. Avşada eğlence barlarda Akşam 21:00′dan - Gece 02:00′a kadar sürmektedir. Bu süre zarfında ufak cocuğunuz ve gürültü istemeyen bir bireyiniz varsa tercihinizi iskele’nin sol tarafından kullanmanız memnuniyetinize olacaktır. Avşanın “Değirmenardı mevkii” yazlıkcı ve geneli aileden oluşan kesimdir. Değirmenardı mevkiinde bulunan işletmeler ve kiralık yazlıklar iskeleye 5-6. dakika yürüyüş mesafesindedir.
Eğlenceyi seviyor musunuz?
Eğlenceyi seven bir kişi/kişiler iseniz konaklama tercihiniz iskele meydanı veya barlar tarafı olmalıdır.Avşanın doyumsuz eğlenceleriyle birbirinden güzel eğlence yerleri Akşam 21:00 dan Gece 02:00′a kadar barlarda çok keyifli saatler geçirebilirsiniz. Gece 02:00 dan sonra TANZ DİSCO ve LİATRİS DİSCO ile yeni bir eğlence hayatı başlar. Avşa Discolarında sınırsız eğlenceler ile köpük banyosu, güzellik yarışmaları ve animasyon gösterileri sık sık yapılmaktadır.
Otel Fiyatları ve Bilgileri;Avşa otellerinde yarım-tam pansiyon uygulaması yapılmaktadır (sabah ve akşam yemeği tarzında)Avşa otellerinin hemen hemen tümü denize 0 çephelidir.Odalarda klima,tv,uydu,buzdolabı,mutfak,wc ve gardolaplar mevcuttur.Çamaşırlarınız çamaşırhanede toplu olarak yıkanır. Oda temizliği haftalık olarak yapılır. Kişi başı fiyatlar ise 60-100 YTL rakkamları arasında değişmektedir. Avşa otelleri olarak, Avşa Çınar Oteli, Avşa ayberk otel, avşa beyazsaray, yarar otel, avşa hotel ve konak hotel mevcuttur. İçlerinden sadece 2 yıldızlı olan ÇINAR OTEL turizm belgelidir.
Pansiyon ve Motel fiyatları ve bilgileri;Pansiyon ve motelleri tek ayıran unsur artık günümüzde vergi levhasıdır. Geri kalan tüm özellikleri eş değer olarak oda içerisinde, Tv,uydu,buzdolabı,mutfak,wc ve bazılarında klima mevcuttur. Pansiyon ve Motel fiyatları ise gecelik kişi başı 20-30ytl arasında değişmektedir.

Avşa’da Ne Yenir?
Adada bol ve taze bulunan balık çeşitleri ve mezelerini ısrarla öneriyoruz. Eğer balık yemek istemiyorsanız, her damak zevkine hitap eden ev yemekleri, fastfood, kebap ve lahmacun yapan sayısız restoran sizlere kaliteli hizmet veriyor.

AVSASİTESİ.COM DAN ALINTIDIR.

DOĞA HARİKASI AĞVA


AĞVA HAKKINDA
Ağva, yemyeşil doğası, iki yanında akan Göksu ve Yeşilçay nehirleri, cephesinde Karadeniz'in masmavi suları, birbirinden lezzetli balıkları ile İstanbul'un kuzeydoğusunda yer alan bir doğa harikası...
İstanbul'a sadece 97 km uzaklıktaki Ağva, Şile ilçesine bağlı bakir kalmış yerden biri. Eskiden çoğunlukla bahar ve yaz aylarında İstanbullular içi sayfiye yeri sayılan ama artık kışın da şehrin gürültüsünden kaçmak ve huzur içinde bir tatil geçirmek isteyenlerin bir numaralı tercihi olan yemyeşil bir rüya Ağva...
İzmit'in Çal Tepesi'nden doğup gelen Göksu ve Yeşilçay derelerinin Karadeniz'e döküldüğü yerde, zamanla oluşan delta üzerine kurulan bu şirin beldenin belki de en çekici yanı bu derelerin yemyeşil kıyıları. Oteller ve restoranlar buralara kurulmuş, yörenin tüm aktiviteleri bu kıyılarda gerçekleştiriliyor.
Medeniyetlerin uğrak yeri
Ağva, Hititler, Frigler, Romalılar ve Osmanlılar gibi bir çok uygarlığın geçiş yeri olmuş bir belde. M.Ö. 7.yy. uzanan tarihin kalıntılarına Ağva' ya bağlı civar köylerde rastlamak mümkün. Kalemköy' de Romalılara ait kilise kalıntıları ve mezar taşları, Hacıllı köyünde, 3.yy. sonu - 4.yy. başlarında bulunan Gürlek Mağarası, Hisar Tepe' de bulunan kale kalıntısı, Sungurlu mahallesindeki dağ değirmeni önemli buluntulardır. Ağva'ya 14. yüzyılın ikinci yarısında Konya, Karaman ve Balıkesir'den gelen Türkmen boylarını yerleştiği söylenmektedir. Bugünkü Ağvalılar da aynı Türkmen boylarının çocukları olarak biliniyor.
Kusursuz bir çevre
Ağva, Karadeniz kıyısında 3 km. uzunluğunda kumsala sahip. Yerleşim yerleri çoğunlukla hayli içeride ve çamlıkların arkasında yer aldığı için burada deniz kirliliği yaşanmıyor. Kumsal her zaman tertemiz sizleri bekliyor.
Doğal plajı ve doğa harikası yeşili, etrafında yer alan bakir koylar, adacıklar, ormanlarla doğallığın iç içe ve oksijen oranının çok yüksek olduğu bir bölge. Kilim Koyu, Gelin Kayası, Saklı Göl mutlaka keşfedilmesi gereken yerler. Gelin Kayası denmesinin sebebi, beyaz olması ve duvaklı bir geline benzemesi. Gelin Kayasının bu adı almasının sebebine gelince, beyaz olması ve duvaklı bir geline benzemesi.
Yerinde duramayanlar için de ideal
Balık avlamaya meraklıysanız Ağva kıyıları sizin için biçilmiş kaftan. Burada balığa doyacaksınız. Karadeniz'e kıyısı olması nedeniyle ve iki nehir arasında kurulması sebebiyle burada her tür balık bulunuyor. Ağva'nın merkezindeki gözünüze çarpacak en önemli şeyler balıkçı tekneleri olacaktır. Balıkçılarla sohbet edebilir, çay içebilir hatta birlikte balığa bile çıkabilirsiniz. Yöredeki tesislerde her zaman mevsimin taze balıklarını bulabilirsiniz.
Eşsiz tabitatıyla keşfedilmeye hazır Ağva'da, yaz kış su sporları (dere kıyısında kano, deniz bisikleti) kış aylarında fitness, doğası itibariyle trekking ve avcılık yapabilirsiniz. Ormanda yürüyüş, koşu, bisiklet, kamping gibi aktiviteler için son derece uygun olan Ağva, yazın Karadeniz'in hırçın sularında serinlemek isteyenler için de ideal. Kaplumbağa, ceylan, kurt, çakal, yaban domuzu, tilki, birçok kuş türü barındıran Ağva avlanmaya da çok uygun. Temiz havayı buram buram solumak, romatizmal hastalıklara iyi geldiği söylenen şifalı kumsalında yürümek, dere kıyısındaki restoranlarda lezzetli balıkları tatmak da Ağva'nın keyfine varırken ihmal etmemeniz gerekenler.
Ağva'da pazar cuma günleri kuruluyor. Bu pazarda yöre insanının kendilerinin yetiştirdikleri ürünlerini bulabilirsiniz. Hem bu ürünler doğal, hormonsuz ve sağlıklı. Ayrıca çarşı içinde yer alan 70 yıllık fırından alacağınız ekmekin ünü Ağva'nın sınırlarını bile aşmış durumda. Burada yiyeceğini ekmekin tadına başka hiçbir yerde varamayabilirsiniz.
Ağva'ya gelirken yanınıza fotoğraf makinenizi almazsanız, yemyeşil doğayı, ağaçlar arasından Karadeniz'e dökülen nehirleri gördüğünüzde pişman olabilirsiniz.

AĞVA DA NE YENİR?


Taze ve leziz balık yemek için Ağva gerçekten bulunmaz bir cennet. İsterseniz kendiniz tutabilir, isterseniz satın alabilir ya da restoranların menülerinden damak tadınıza uygun bir tercih yapabilirsiniz. Ağva'da balık restoranları genelde Yeşilçay Nehri üzerinde bulunmakta. Bu restoranlarda yemeğinizi yerken bir yandan da nehirde yüzen ördek ve balıklara ekmek atmayı unutmayın.
Ağva'da balığın dışında tandır kebap, bıldırcın, piliç ve diğer ızgara çeşitlerini bulmak da mümkün.
Ağva'da yer alan otellerin bir çoğu aynı zamanda restaurant ve bar olarak da hizmet veriyor. Özellikle Göksu Nehri kıyısında yer alan otellerin kendilerine ait iskelelerinde kurulu masalarda, balığınızı yerken şarabınızı yudumlamak ayrı bir keyif veriyor. Bu otellerin aynı zamanda birer adet büyük özenle döşenmiş şömineli, kapalı restaurantları bulunuyor

29 Ekim 2009 Perşembe

TÜRKİYENİN 10 HARİKASI

Ayasofya ile aday olan Türkiye, listeye girmeyi başaramadı. Şimdi herkes dünyanın 7 doğa harikası seçimine ümidini bağlamış durumda. Bu kez Kapadokya ile adayız. Türkiye, yeni 7 harika listesine giremedi ama ülkemiz birbirinden değerli doğal ve kültürel eserle dolu. Biz de bu hafta konularında uzman jüri üyelerimizden Türkiye’nin 10 harikasını belirlemesini istedik. Listede insan eliyle yapılmış eserlerin yanısıra, doğal zenginlikler de bulunuyor.
EN İYİ 10
1) Kapadokya - NEVŞEHİR
2) Ayasofya - İSTANBUL
3) Hasankeyf - BATMAN
4) Nemrut Dağı - ADIYAMAN
5) Ulu Cami ve Darüşşifası - SİVAS
6) Pokut Yaylası - RİZE
7) Mimar Sinan Evi - KAYSERİ
8) Aspendos Antik Tiyatrosu - ANTALYA
9) Boğazlar - İSTANBUL, ÇANAKKALE
10) Süleymaniye Camii -
İSTANBULKAPADOKYA
Başka bir gezegen gibiPersçe’de Güzel Atlar Ülkesi demek olan Kapadokya, Joost Lagendijk için bu dünyaya ait değil. Adeta fantastik bir heykeltıraşın elinden çıkmış bir hayal dünyası. Arhan Kayar ise hem tarih hem de coğrafi bakımdan enteresan buluyor. Ara Güler, "Kapadokya öyle bir yer ki kendini dünyadan başka bir yerde hissediyorsun. Aydaymışsın ya da günün geç saatlerinde ruhlar dolaşıyor gibi etrafında. Kendinizi orada yalnız hissetmezsiniz. Sanki o ruhlar, peribacalarının içindeki kiliselere çağırır. Gizemli bir gezegendir" diyor. Volkanik faaliyetler ve erozyon sonucunda oluşan peribacaları, ilk Hıristiyanların sığınağı oldu. İşlenmesi çok kolay olan kayaların içine kazılan mağara kiliselerde birbirinden güzel fresklere rastlıyorsunuz.
AYASOFYA
Kubbesi 900 yıl taklit edilemediDünyanın 8. harikası olduğu söylenen, 532’de inşa edilen Bizans İmparatorluğu’nun İstanbul’daki şaheseri, günümüze gelen ender eserlerden. Dış görünüşünün aksine içi, saray gibi görkemli ve göz alıcı. Bizans döneminde çok büyük onarımlar gören, iki kez yeniden yapılan Ayasofya’yı, 16. yüzyılda Mimar Sinan ile 19. yüzyılda Fossati Kardeşler restore etti. 916 yıl başkilise, 477 yıl cami olan Ayasofya, Atatürk’ün emriyle müze yapıldı. 1930-1935 arasında ortaya çıkarılıp temizlenen mozaikler de Bizans ve Osmanlı döneminin izlerini taşıyan muhteşem mimarisiyle en çok ziyaret edilen müzelerimizin başında geliyor.
HASANKEYF
Bilim ve kültür merkeziBir zamanlar bölgenin bilim ve kültür merkezi olan Batman-Hasankeyf, sahip olduğu zengin tarihsel yapılar nedeniyle 1981 yılında sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştı. 2006 yazında temeli atılan Ilısu Barajı sularının altında kalma tehlikesi altında. Sadece tarihi kale ve 7 bin mağara sular altında kalmayacak. Yerleşim bölgesi ve Hasankeyf’in simgesi haline gelen Dicle Nehri üzerindeki 12. yüzyıldan kalma Ortaçağ’ın en büyük taş köprüsünün, Raman Dağı eteğine taşınması planlanıyor. Bugün bile bazıları mesken olarak kullanılan çok sayıdaki mağara, insanların çok eski çağlarda yerleştiklerini gösteriyor.
NEMRUT DAĞI
En muhteşem gün doğumu Adıyaman’ın Kahta ilçe sınırları içindeki Nemrut Dağı, dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra, dünyanın en muhteşem gün doğumu ve gün batışının seyredilebildiği yer. UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası olarak ilan ettiği Nemrut Dağı, Kommagene Uygarlığı eserleriyle Türkiye’nin en önemli milli parklarından. Dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale, Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü, Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor. Helenistik dünyadan günümüze ulaşan en önemli ve zengin anıtlardan.
DİVRİĞİ ULU CAMİ
Mukaddes Emanetler gibi saklanmalıUNESCO’nun 1985’te Dünya Mimari Mirası’na dahil ettiği Sivas-Divriği Ulu Cami, 1228’de Mengücekoğulları hükümdarı Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah tarafından yaptırıldı. Başmimarı Ahlatlı Hürremşah. Bitişiğindeki Darüşşifa (hastane) ise Ahmet Şah’ın eşi ve Behram Şah’ın kızı Melike Turan Melek tarafından yaptırıldı. Hastanede ruh hastalıkları müzik ve su sesiyle tedavi edilirdi. 16 sütunlu cami, 23 tonoz ve iki kubbe ile örtülü. Mihrabın biçim ve bezemelerinin Anadolu’da başka örneği yok. Türkiye’nin restorasyon duayeni Doğan Kuban, Ulu Cami’ye 40 yılını vermiş. "Eşi yok. Heykel gözüyle bakmak lazım. Müzeye kaldırılması gerekiyor ama sığmaz. Topkapı Sarayı’ndaki Mukaddes Emanetler gibi saklanmalı."
POKUT YAYLASI
Doğu Karadeniz yaylalarının en güzeliJüri üyemiz Nergis Yazgan’ın önerilerinin başında Pokut Yaylası vardı. Yazgan için Pokut, Doğu Karadeniz yaylalarının en güzeli ve bozulmamışlarından. "Bitki örtüsü çok çeşitli. Yürüme yolu da var. Tipik yayla hayatını barındırıyor. Yayla evleri ananevi haliyle kalmış ve Çamlıhemşinliler hálá kullanıyor. Asfalt yol yapılmamalı. Çünkü Ayder, bu yüzden betonlaştı, bozuldu" diyor. Pokut sırtının güney yamacına kurulmuş yayla evleri, zaman zaman Meğo ve Ayder Vadisi’ne biriken yer dumanı sayesinde bulutların üzerine dizilmiş inci tanelerini andırıyor.
AĞIRNAS MİMAR SİNAN EVİ
Doğduğu evden ilham aldıMimar Sinan, 1489’da Kayseri’nin Melikgazi İlçesi’ne bağlı Ağırnas Beldesi’nde doğdu. Doğduğu ev, Ağırnas Belediyesi ile ÇEKÜL Vakfı’nın işbirliğiyle restore edildi, 9 Nisan 2007’de ziyarete açıldı. İki katlı evin altında yedi kat aşağıya inen yeraltı şehri bulunuyor. Evin orta katı 1939, üst katıysa 1951’de tamamlanmış, bu görünenin altındaysa Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerinin izleri birbirini izlemekte. Faruk Göksu "Ermeni klasik mimari eseri olan Ağırnas yerleşiminde müthiş taş kemerler var. Sinan’ın bu kemer ve taş iş işçiliğinin içinde büyümesinin, mimarlığında çok etkili olduğu söylenir. ÇEKÜL Vakfı restore etmeseydi, bu şaheser ortaya çıkmayacaktı" diyor.
ASPENDOS ANTİK TİYATROSU
Akustiği hala bir sırAspendos, Antalya-Serik’in 8 kilometre doğusunda, M.Ö. 10. yüzyılda Akalar tarafından kurulan bir Antik Çağ kenti. Önemli bir ticaret yolu üzerinde olduğu ve Köprüçay Irmağı ile limana bağlandığı için her çağda ele geçirilmek istenen bir kent. Buradaki açık hava tiyatrosu. Roma İmparatoru Marcus Aurelius zamanında Mimar Zeno tarafından 2. yüzyılda yapılmış. 17 bin kişilik tiyatronun mimari özelliğiyle sağladığı mükemmel akustik hálá bir sır. 13. yüzyılda Selçuklular burayı kervansaray olarak kullanmış ve bir kemerle kuzey tarafını sağlamlaştırmışlar.
ÇANAKKALE VE İSTANBUL BOĞAZLARI
Bir milyon yıl önce de önemliydiler Özcan Yüksek, "Boğazlar stratejik ve güzeldir ama dünyada arka arkaya iki boğazın örneği yok" diyor. Asya ile Avrupa kıtası boğazlarda birleşir, iki iç deniz; Karadeniz ve Akdeniz boğazlarla birbirine bağlanır. Tarih boyunca Afrika ve Asya’dan gelenlerin Avrupa’ya geçme yolları olur. İstanbul Boğazı’nın uzunluğu 30 kilometre. En geniş bölümü Anadolu Feneri ile Rumeli Feneri arasında (3600 metre); en dar yeri Anadolu Hisarı ile Rumeli Hisarı arasında (760 metre.) En derin yeri Bebek’le Kandilli arasında (120 metre.) Birinci Dünya Savaşı’nda büyük bir savaşın mekanı olarak da tarihe geçen Çanakkale Boğazı’nın ise en derin noktası 167 metre.
SÜLEYMANİYE CAMİİ
Mimar Sinan’ın yedi yılda yaptığı şaheserİstanbul’un en görkemli camiini Mimar Sinan’a Kanuni Süleyman ısmarladı. 1550-1557 arasında tamamlandı. Avluyu çevreleyen büyük komplekse okullar, kütüphane, hamam, aşevi, kervansaray, hastane ve dükkánlar yaptı. Süleymaniye’nin dış güzelliğini en iyi biçimde görmek için uzaktan, Haliç’in Galata kesiminden bakmak gerekiyor. Dört minaresi olan caminin esas mekánını büyük bir kubbe örtüyor. İçerideki en göz alıcı yer, mihrap duvarındaki renkli motiflerle süslü vitraylar. Arka avlusunda Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın türbeleri bulunuyor. Bir uçtaki mütevazı mezar ise Mimar Sinan’a ait.
Kaynak: Hürriyet

ANTALYANIN KAŞ İLÇESİ VE GEZİLECEK YERLERİ


Antalya'ya 200 km. uzaklıktadır. Deniz kıyısında küçük bir sayfiye yeridir.. Hemen 3 mil uzaklıkta Yunanistan'ın Meis adası ile komşudur. Etrafı tamamen yeşil maki topluluğu ile örtülüdür.. Isı derecesi hiç bir zaman sıfırın altına düşmez. Yıllık nem ortalaması % 54 tür. Batısında Dalaman Havaalanına 160 km dir. Doğuda Antalya havaalanına 200 km. dir. Karayoluyla ulaşım kuzeyden Antalya-Korkuteli-Elmalı-Kaş 200 km.dir. Yolları asvalttır. Eşsiz sedir ormanları rahatlıkla bu yol güzergahında görülebilir. Sahil şeridinden Antalya-Kemer-Finike-Kaş 200 km.dir...

İlçe merkezi, Kalkan ve Gelemiş Köyü nde son yıllarda turizm, hızlı bir şekilde gelişmektedir. Bu nedenle turistik tesislerin sayısı hızla artmaktadır. Kaş özellikle dalgıç turizmi bakımında ülkemizin önde gelen merkezlerinden biridir.
Meis Adası na en yakın noktayı oluşturan Kaş ta tarihi eserleri ve doğa güzellikleriyle önemli turizm potansiyeli vardır. Bir dil gibi denize uzanan Çukurbağ Yarımadası üzerinde yeni yapılmış modern oteller yarımadayı süslemektedir. Kaş ın içinde tertemiz sularıyla Büyük Çakıl Plajı, Küçük Çakıl Plajı ve Akçagerme Plajı gibi plajlar vardır. Ayrıca kayıkla Çayağzı Plajı na da gidilebilir.

GEZİLECEK YERLER
Gömbe: Kaş a 60 km. mesafede, Elmalı yolu üzerinde bulunur. Yol boyunca çam ve sedir ağaçlarıyla kaplı ormanlar adeta köyleri gizlemeye çalışır görünümdedirler.Gömbe, soğuk suları ve elma bahçeleriyle ünlü bir yayladır.

Kalkan (Kalamaki): Kaş a bağlı belde olan Kalkan, Kaş a 25 km. uzaklıktadır.Görülmeye değer bir koyun kıyısına kurulmuştur.Otelleri, pansiyonları, restoranları ve alışveriş mekanları ile her yıl binlerce turist çekmektedir.
Antik Kentler
Antiphellos, Patara (Ovagelemiş), Xanthos, Belenli (İsinda), Sütlegen (Nisa)

Patara Plajı, 18 km. uzunluğu (en dar 280m. en geniş bölümü 1500 m. ulaşan ölçümü) ile Türkiye’nin en uzun kumsalına sahip plajıdır.
NE YENİR
Akdeniz mutfağının yaygın olduğu Kaş beldesinde yöresel yemeklerin tadına bakabilirsiniz.
-Kırmızı Sulu Et

-Tarhana

-Erişte

-Çoban Salatası

-Höşmerim Tatlısı

-Sucuk Bulamacı

-Hibeş